
Masonluk
Masonluğun
köklerini, Çin'den Ortadoğu'ya, Eski Yunan'dan Şaman
rahiplerine, eski Mısır'dan Avrupa'nın şövalye tarikat
larına kadar dünyanın çeşitli yer ve topluluklarına
dayandırmak mümkündür, zira Masonik ritüel lere
bakıldığında ise bu kadim öğretilerin tamamının
etkileri görülebilmektedir. Fakat Masonluğun çok uzun
yıllar boyunca çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde
sürdürmesi ve 1390'da Regius el yazmasına kadar hiçbir
kayıt tutmamaları sebebiyle, asal kökeni hakkında net
ve kesin bir yargıya henüz varılabilmiş değildir. Tüm
dünyadaki Masonlar köklerini MÖ 10.yüzyılda yapılmış
olan Hazreti Süleyman Mabedi işçilerine dayandırsalar
da, bu işçilerin de önceden bu işi yaptıkları ve oraya
hep birlikte gittiklerinin bilinmesi, kökenleri daha
eskiye taşımaktadır.
Operatif Masonluk
Hz.Süleyman Mabedi (MÖ 965-957)Ortaçağ'da nice ülkede
Mason denilen duvarcı, taşçı gibi çeşitli yapı
zanaatkarlarının kurdukları meslek loncaları vardı.
Bugün Operatif Mason adı verilenler işte bu loncalarda
çalışan yapı işçileridir. Bu loncalar da günümüzde
Operatif Mason Locaları olarak anılır. Bu localar,
üyelerinin mesleki menfaaetlerini koruyan, aralarında
büyük bir dayanışma ile mesleki sırları kendi
içlerinden dışarıya asla sızdırmayan kuruluşlardı.
Operatif Masonluğun piri ve en büyük ismi olarak,
Hazreti Süleyman Mabedi'nin Baş Mimarı Hiram Abif'in
ismi üzerinde bir anlaşmaya varılmıştır. Bu efsanevi
kişilik, günümüz Masonluğunun en önemli ritüellerinde
yer alır ve insanın kendisini yüceltmesi
yolculuğundaki son noktanın, yani Kâmil İnsan olabilme
serüveninin zirvesinin sembolü olarak, Hiram şahsiyeti
ve isminde vücut bulur.
Masonlukta çok önemli bir yeri Büyük Üstat Baş Mimar
Hiram Abif, Tanrı'ya atfedilen ilk yapı olan Süleyman
Tapınağı'nın yapımında yanında çalışan ve Üstatlık
sırrı ile gizli kelimesini öğrenmek için güç kullanmak
isteyen üç Kalfa tarafından öldürülmüştür. Hiram
Abif'in gömüldüğü yer belli olmasın diye üzerine bir
akasya ağacı dikilmiş ve böylece akasya, Masonlar için
kutsal ve özel bir anlama bürünmüş, Üstat derecesinin
önemli sembollerinden birisi olarak kabul görmüştür.
Spekülatif Masonluk
Masonluğun öğretisini sembollerle yaptığı felsefi
çalışmalara vermesiSpekülatif, veya Fikri Masonluk
ise, duvar işçiliği ile uğraşan birer mesleki lonca
olan Operatif Mason Localarında fikri ve felsefi
çalışmaların da yapılmaya başlanması ile ortaya çıkan
ve günümüz Hür Masonluğunun artık tamamına hakim olan
anlayıştır. Binlerce yıldan bu yana inisiyatik-ezoterik
geleneğin temsilcisi olarak Masonların iyiyi, doğruyu,
güzeli, hakikati aradıkları, tüm dünyada hakim olacak
bir sevgi anlayışını yerleştirmeye çalıştıkları, bu
yoldaki bilgi ve deneyimlerini kuşaktan kuşağa
aktararak geçmişi ve geleceği ile insanlığı bir bütün
haline getirmeye çalışan, dolayısıyla toplumsal bir
yaşayış ülküsünü gerçekleştirmeye çalışan bir
düsturdur Spekülatif Masonluk.
Spekülatif çalışmaların Operatif Localar da başlamış
olduğunu söylemiştik. Fakat Spekülatif Masonluk asıl
ağırlığını 16.yüzyılın ortalarında, yapı işçisi
olmayan haricilerin Mason Localarına kabul edilmeye
başlanılması ile birlikte kazanmaya başlamıştır. Bu
sayı zamanla hızla artmış, özellikle İngiltere ve
Fransa'da soyluların, saray erkanının ve hatta
kralların birbiri ardına Kabul Edilmiş Mason olmaya
başlaması ile Mason Locaları kısa zaman içinde meslek
loncaları olmaktan çıkıp, tamamiyle felsefi ve fikri
çalışmaların yapıldığı Spekülatif Mason Locaları
haline dönüşmüştür. Bugün tüm dünyada takip edilen
gelenek de budur.
İlk Büyük Loca'nın
Kuruluşu
İngiltere Birleşik Büyük Locası'nın amblemi24 Haziran
1717'de İngiltere'de 4 Loca bir araya gelerek, ilk
Büyük Loca'yı, İngiltere Büyük Locası'nı kurdular.
Kısa zaman içinde İngiltere'deki diğer Locaların da
katılması ile genişlemiş ve 1723 yılında Büyük Loca,
geleneksel ve kadim yasalarını derleme görevini
Protestan bir Rahip olan James Anderson'a vererek ilk
yazılı anayasasını oluşturdu ve Masonluğun, ara
vermeden sürdürülecek olan, yazılı tarihi ve ilk
yazılı yasaları böylece resmen başlamış oldu. Anderson
Anayasası (veya Anderson Yasaları veya Nizamnamesi)
adı verilen bu kuralların ana hatlarına, bugün halen
dünya düzenli Masonluğunca riayet edilmektedir. Her ne
kadar Anderson Anayasası kısa süreli bir anlaşmazlığa
yol açmış ve York Locası'nın önderliğinde bir grup
İngiltere Büyük Locası'ndan ayrılarak ayrı bir Büyük
Loca kurmuş olsa da, ancak 1813 yılında bu iki Büyük
Loca tekrar bir araya gelerek, bugün varlığını halen
sürdüren ve düzenli Masonluğun ilk Büyük Locası olarak
kabul edilen İngiltere Birleşik Büyük Locası'nı
oluşturmuşlardır. Geleneksel olarak, günümüzde de
sürdürüldüğü şekliyle, İngiltere Birleşik Büyük Locası
Büyük Üstatları kraliyet ailesi ile soylu dük veya
lordlar arasından seçilir.
Türk Masonluğu
Tüm dünyada masonluk, 1875 Lozan Konvanı ile,
Gelenekçi Kesim ve Özgür Kesim olarak ikiye bölünmüş
ve her ülkede bu yolda ayrışmalar yaşanmıştır. Bugün,
İngiltere, Amerika ve Türkiye de dahil olmak üzere
Avrupa’nın genelinde Gelenekçi Masonluk, Fransa'da ise
Özgür Masonluk ağırlıklı olarak varlığını
sürdürmektedir. Gelenekçi Masonluk denilen ve
Masonluğu başlatan kurumlar olarak kabul edilen
oluşumlar, bu ayrışma sonrasında Liberal Masonluk
yolunu seçenleri Masonluğun Masonluk olarak
adlandırılabilmesi için olmazsa olmaz umdelerine
riayet etmedikleri için düzensiz ilan etmişler ve bu
topluluklarla tüm ilişkilerini keserek onları
Masonluktan dışlamışlardır.
Türk Masonluğu ise, çeşitli sebeplerle, 1965 yılında
ayrılmış ve o güne kadar sadece Hür ve Kabul Edilmiş
Masonlar Büyük Locası var iken, 1966 yılında Özgür
Masonlar Büyük Locası da ortaya çıkmıştır. Bugün,
14.000 üyesi ile Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük
Locası, Türkiye'nin en eski ve düzenli olarak kabul
edilen Büyük Locası iken, 2.000 üyeye sahip Özgür
Masonlar Büyük Locası ve onların bünyesinde
çalışmalarını sürdüren Kadın Mason Büyük Locası bu
oluşumun içinden ayrılmış bir fraksiyon olarak kendi
çalışmalarını sürdürmektedir.
Türkiyede Masonluk Tarihi
Her ne kadar
Türkiye'de Masonluğun ve ilk Masonların 1720'li
yıllardan bu yana var olduğu bilinse de, daha ziyade
dış obediyanslara bağlı ve Osmanlı topraklarındaki
yabancıların etkinliğinde sürdürülen bu çalışmalar,
18. yüzyılın ortalarından itibaren Türkleri de içine
almaya başlamıştır. Bilinen ve kayıtları günümüze
ulaşan ilk Türk Masonlar, bu yüzyılın ortalarında
topluluğa kabul edilmiş olan İbrahim Müteferrika ve
Yirmisekiz Çelebizade Sait Çelebi'dir.
1861 yılına kadar, daha ziyade İngiltere, Fransa ve
İtalya milli obediyanslarına bağlı localarda
çalışmalarını sürdüren Türk Masonluğu, bu yıl
içerisinde Mısır asıllı Osmanlı Prensi Abdülhalim
Paşa'nın önderliğinde Osmanlı Yüksek Şurası'nı, o
zamanki ismi ile Makbul İskoç Riti Şura-ı Ali-i
Osmani'yi kurar. Bu resmi cemiyeti ilk tanıyan dış
obediyans ise 1869 yılında ABD Güney Jüridiksiyonu
olur ve böylece Milli bir hüviyet kazanmış olan Türk
Masonluğu, dış obediyanslarca da tanınmaya başlamış ve
ABD'yi diğer bazı obediyanslar takip etmiştir.
Dönemin Osmanlı Yüksek Şurası'nın yanısıra yabancı
obediyanslara bağlı olarak Osmanlı topraklarında
varlıklarını sürdüren localar da çok sayıdaydı.
Örneğin, İttihat ve Terakki üyelerinin çok büyük
kısmını içinde barındıran ve bu harekete bir yerde ev
sahipliği yapan iki locadan Macedonia Risorta İtalyan,
Veritas ise Fransa Grand Orient'i bünyesindeki
localardı.
1956 yılında dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih
Korur'un Büyük Üstatlığında, Yüksek Şura'dan bağımsız
ve Masonluğun 3 âli derecesinde (Çırak, Kalfa, Üstat)
çalışmak üzere ilk Türkiye Büyük Locası kurulur, fakat
muntazam Masonluk tarafından, bir obediyansın düzenli
sayılabilmesi için kabul edilen, Büyük Loca'nın Yüksek
Şura'dan bağımsız olarak kurulabilmesi ilkesine riayet
edilmemesi ve ilk Türk obediyansının bir Büyük Loca
değil bir Yüksek Şura olması itibariyle Türk masonluğu
uzun yıllar boyunca Düzensiz Masonluk (Grand Orient)
tarafında kalır.
Dünya düzenli Masonluğunu temsil eden, ve bir yerde
Hür Masonluğu (Fikri Masonluk, Spekülatif Masonluk)
babası sayılan İngiltere Birleşik Büyük Locası'nın
Türkiye Büyük Locası'nı kabul etmesi ise ancak 1970
yılında, 1909 yılında Mısır'da kurulmuş bulunan ve
Resne Locası'nın düzenli köklerine bağlanarak
gerçekleşir. Ondan önce İskoçya Büyük Locası
tarafından 1965 yılında, aynı gerekçe ile kabul
edilerek konsekre edilen Türkiye Büyük Locası bu
yıldan itibaren dünya düzenli Masonluğunca kabul
edilerek ritüelleri, kıyafetleri, mabetleri geleneksel
Masonluğa göre yeniden tanzim edilerek muntazam bir
hal alır ve bu düzenli Büyük Locaya Hür ve Kabul
Edilmiş Masonlar Büyük Locası adı verilerek kuruluş
tarihi 1909 olarak tasdik edilir.
1965 yılında İskoçya Büyük Locası tarafından tanınması
ve tasdik töreninin icra edilmesinden kısa bir süre
sonra, küçük bir grup Türk Masonluğu'ndan ayrılarak
düzensiz bir oluşuma gider ve hemen akabinde, bu
grubun Türk ve Dünya Düzenli Masonluk dünyası ile
alakaları, 1966'nın Ağustos ve Eylül aylarında birbiri
ardına gelen kararlar ile süresiz olarak kesilir.
Türkiye'de Masonlar
Bugün, İstanbul,
Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Eskişehir, Denizli,
Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Antalya, Çeşme, Fethiye'de
200'ün üzerinde Locasında çalışan 14.000 üyesi ile Hür
ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, Türk
Masonluğunun dünyadaki temsilcisidir. Yıllık %3
oranındaki üye artışı ile de dünyanın en hızlı büyüme
oranına sahip obediyanslarından birisidir.
Çalışmalarında din ve siyaset tartışmaları haricinde
tüm konuşmaların özgürce yapıldığı ve analitik felsefi
çalışmalar üzerine yoğunlaşan Localarında, ülke
meseleleri söz konusu iken laiklik, Atatürkçülük ve
ilericilik düşüncelerinden asla taviz verilmez ve bu
ilkelere riayet etmeyen bir kimse herhangi bir Locanın
üyesi olamaz. Bunun yanısıra, 21 yaşını doldurmamış,
Tanrı inancına sahip olmayan ve hür bir erkek olmayan
kimseler de aralarına kabul edilmezler. Bu
niteliklerden herhangi birisini kaybeden üye,
üyelikten çıkartılır.
Türkiye Büyük Locası, Masonluğun üç derecesinde
(Çırak, Kalfa, Üstat) çalışır. 4 ile 33 arasındaki
yüksek derecelere devam edip etmemek üyelerin kendi
insiyatiflerindedir. Bu dereceleri yöneten Türkiye
Yüksek Şurası'nın ise Büyük Loca ile herhangi bir
organik bağı yoktur, aralarında sadece iyi niyet
antlaşması vardır. Yüksek Şura'nın çalışmalarına
katılabilmek için bir Masonun, kendi Locasında Üstat
derecesine haiz olması ve Locasında düzenli ve iyi
durumda olması gerekir. Kendi Locasındaki düzenini
kaybeden bir üye, otomatik olarak yüksek derecelerde
çalışma ve devam hakkını da kaybeder.
Her yıl bir kere yapılan beyaz gecelerde Mason eşleri,
kızları, anneleri ve kızkardeşleri Mabetlere alınır ve
onlara Masonik hikayeler anlatılır. Bu özel gecelerde
Masonik çalışma yapılmaz ve herhangi bir ritüel
gerçekleştirilmez.
Hür ve Kabul Edilmiş
Masonlar Büyük Locasına Nasıl Üye Olunur
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, T.C.
İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası'na bağlı olarak
çalışmalarını sürdüren resmi bir dernektir. Derneğe
katılma prosedürü, 2 senelik Üstat derecesine sahip
bir üyenin önerisi ile başlar. Bu üye, önereceği
kişiyi uzun zamandan beri tanıyor olmalı ve kendisiyle
her şeyiyle kefil olabilecek kadar iyi tanımalıdır.
Üstat Mason, aday yapmayı düşündüğü kişiye bu
düşüncesini bir defa dile getirir ve haricinin olumlu
karşılaması sonrasında işlemlere başlar. Doğru olan,
bir defa önerilen kişinin olumsuz yanıt vermesi veya
süre istemesi sonrasında teklifin bir daha
yinelenmemesidir.
Aday gösterilmesine karar verilen haricinin teklif
bilgileri teklif kesesine atılır. Kabulü ile ilgili
herhangi bir engelin olmadığına dair Büyük Loca'nın
verdiği onaydan sonra işlemler başlar ve adayın kimlik
ve kişisel bilgileri önerildiği Locanın bir Üstat
oturumunda okunur ve oylanır. 3 veya daha fazla
olumsuz oy çıkması halinde aday reddedilir. Bu ve
diğer tüm oylamalara yalnız o Locanın değil, herhangi
bir Locaya bağlı tüm Masonlar katılma hakkına
sahiptir. Oylama olumlu sonuç verdiği takdirde, adayı
daha önce tanımayanlar arasından seçilen 3 Üstat Mason
görevlendirilir ve aday hakkında önce uzunca bir
araştırma yaparlar, daha sonra da kendisiyle
görüşerek, derneğe kendi isteğiyle girmek istediği ile
alakalı bir talepname ile Masonluğa neden girmek
istediği ile alakalı bir form doldurmasını isterler ve
buna adli sicil kaydının temiz olduğu ile alaklı bir
belgeyi de eklemesini isterler.
Bu esnada adayın fotoğrafı ve bilgilerini içeren
belge, Türkiye Büyük Locası'nın tüm binalarında askıya
çıkartılır ve herhangi bir Mason'un, askıya çıkan
adayı tanıdığını ve Masonluğa girmesine sıcak
bakmadığının gerekçelerini yazılı olarak Büyük Loca ve
adayın önerildiği Loca'ya bildirmesi ile tüm işlemler
durdurulur.
Askıda da herhangi bir problem çıkmaması sonrasında, o
ana kadar yapılan araştırmaların tüm sonuçları,
Locanın yine bir Üstat oturumunda okunup, tartışılıp,
oylandıktan ve bu oylama da temiz çıktıktan sonra
adayın tekris adı verilen ritüelik ve geleneksel bir
kabul töreni ile topluluğa kabulü sağlanır. Adaylıktan
tekrise kadar giden bu safha, Locanın çalışma programı
ve aday sayısına bağlı olarak, 6 ay ile 3 sene
arasında bir zaman sürebilmektedir.
Tüm bu tahkikat safhasının herhangi bir yerinde
reddedilen aday, üzerinden en az 1 sene geçmeden
tekrar aday gösterilemez. İkinci defa reddedilen aday
ise, üyelik hakkını tamamiyle yitirmiş olur.
Türkiye Büyük Locası'nın yıllardan beri üyeliğe giriş
yaş ortalaması 40 civarında seyretmektedir. Her ne
kadar Mason babanın çocuklarının 19 yaşında,
olmayanların 21 yaşında derneğe üye olabilecekleri
tüzükte yazılıysa da, bu pek görülen bir uygulama
değildir. Yaklaşık 25 yaşından önce bir haricinin,
babası Mason olsun veya olmasın, önerildiği nadiren
görülür.
Türkiyede Dereceler ve
Çalışma Sistemi
Türkiye Büyük Locası da, dünyanın diğer tüm düzenli
Büyük Locaları gibi Masonluğun üç derecesinde, yani
Çırak, Kalfa ve Üstat derecelerinde çalışırlar. Üstat
derecesinin üzerinde bir derece, Büyük Loca bünyesinde
yoktur.
Masonluğa kabul edilen ve düzenli bir Locada usülüne
uygun olarak yapılan düzenli bir tören ile üyeliğe
kabul edilen üye Çırak ünvanını kazanır. Kabul
töreninin ardından en az 12 ay geçmeden Kalfalığa
yükselinmez. Bu 12 ay içerisinde Çırak Mason,
kendisine verilen en az üç ayrı Masonik ödevi
başarıyla tamamlamalı ve Kalfalığa layık olduğunu,
farklı zamanlarda verdiği bu tezler ile
ispatlamalıdır.
Kalfa olduktan sonra da en az 12 ay geçmeden Üstatlığa
yükselinmez. Üstat olabilmek için de Çıraklık
dönemindekine benzer Masonik çalışmalar, bu sefer
Kalfa gözüyle yapılır ve verilen tezler sonrasında
Üstat olunabilir.
Türkiyedeki Büyük Üstadlar
2005-....... : Asım Akin
2003-2005 : Kaya Paşakay
2000-2003 : Demir Savaşçın
1998-2000 : Sahit Talat Akev
1996-1998 : Tunç Timurkan
1992-1996 : Can Arpaç
1991 : Suha Tuğrul Aksoy
1988-1991 : Orhan Alsaç
1986-1988 : Cavit Yenicioğlu
1981-1986 : Şekür Ökten
1980-1981 : Halit İ. Arpaç
1973-1979 : Nafiz Z. Ekemen
1965-1973 : Hayrullah Örs
1965 : Enver Necdet Egeran
1962-1965 : Ekrem Tok
1960-1962 : Kemalettin Apak
1955-1960 : Ahmet Salih Korur
1953-1955 : Fethi Erden
1933-1936 : Muhiddin Osman Omay
1932-1933 : Mustafa Hakkı Nalçacı
1930-1933 : Mim Kemal Öke
1927-1930 : Mustafa Edip Servet
1924-1927 : Fikret Takiyeddin Onuralp
1924-1927 : Servet Yesari
1921-1924 : Besim Ömer Paşa
1918-1921 : Fuat Hulusi Demirelli
1918 : Rıza Tevfik Bölükbaşı
1912-1915 : Mehmet Ali Erel
1910-1912 : Faik Süleyman Paşa
1909-1910 : Talat Paşa
Dünyada Derece Sistemi
En üstünde mason simgesi bulunan İnsan Hakları
BeyannamesiGeleneksel dünya düzenli Masonluğu Büyük
Locaları, Çırak, Kalfa ve Üstat olmak üzere Masonluğun
üç remzi derecesinde çalışırlar. Bunun üzerindeki
dereceler için rit adı verilen Masonik yollar ve
öğretiler izlenebilir. Bu ritlere katılmak veya
katılmamak Üstat derecesine sahip Masonların kendi
isteklerine kalmış bir seçimdir, zorunlu veya
yapılması gereken bir yükümlülük değildir. Ülkemizde
de takip edilen 33 dereceli İskoç Riti (veya Skoç Riti)
dünya üzerinde en fazla üyeye sahip olan ve bu yönüyle
en fazla tercih edilen felsefi dereceler ritidir. Onu,
özellikle ABD'de geniş bir kesimce benimsenen York
Riti takip etmektedir.
Herhangi bir
ritte, dördüncü derece ve yukarısına devam edebilmek
için Büyük Loca'ya bağlı olarak çalışan düzenli bir
Locada Üstat derecesine sahip olmuş olmanın yanısıra,
bu ana Loca ile ilişkilerinin herhangi bir dönemde
düzensiz olmaması ve yükümlülüklerinin aksatılmadan
yerine getirilmesi gerekir. Kendi Locasında düzensiz
ilan edilen bir üyenin, yüksek
derecelerdeki üyeliği de otomatik olarak düşer.
İskoç Riti İskoç Riti
İskoç Riti geleneksel amblemiDünya Masonluğunun büyük
bir bölümünde olduğu gibi, Türk Masonlarınca da takip
edilen, popüler bir Masonik rit. Çalışmaları 4. derece
ile başlar ve 33. derecede sona erer.
İskoç Riti Tarihçesi
Sembolik bir amblemOperatif dönemlerde Localarda
sadece Çıraklar, Kalfalar ve bir Üstat yer alırdı.
Üstat, Locanın başkanıydı ve çalışmalar 2 derecede
yapılırdı. Spekülatif Masonluğa ilk geçiş de bu sistem
ile gerçekleştiyse de zaman içinde Üstatlık da 3.
derece olarak çalışmalara eklendi ve eskiden sadece
Üstat olarak anılan Loca başkanı, Üstadı Muhterem (Worshipful
Master) olarak anılmaya başlandı.
Üç dereceli sistemi yeterli bulmayan ve aynı zamanda
başarılı bir Mason da olan Fransız şovalye Ramsay
(1686-1743), kendi şövalye geleneklerinden derlediği
üç derece daha ekledi ve bu derecelere yükselecek
üyeleri Üstat derecesine sahip Masonlar arasından
seçerek ilk Masonik Riti yarattı ve bu Rite de İskoç
Riti (veya Skoç Riti) adını verdi. Daha sonra,
Paris'te çalışan St.Jean Locası 1758 yılında bu 6
dereceyi 25'e, kısa süre sonra ABD Locaları ise ortak
bir çalışma ile derece sayısını bugün de kullanılan
33'e çıkartarak Ritin gelişimini tamamladılar (1786).
Ritin isminin, zannedildiği gibi İskoçya ve İskoç
Masonluğu ile alakası yoktur. İskoç ekose deseninin
sembolizması esas alınmış ve her bir karenin bir
diğerini tamamlaması gibi, derecelerin birbirini
ardına gelerek bir bütünlük oluşturdukları anlatılmak
istenmiştir.
İskoç Riti Organizasyon
Yapısı
İskoç Riti
atölyelerinden birisinin amblemiİskoç Riti'nde çalışan
obediyanslar -Büyük Localara bağlı olarak çalışan ilk
üç dereceyi saymazsak- 4 farklı atölyede çalışmalarını
sürdürürler. 4 ile 14. dereceler arasında yer alan
derecelerin atölyelerine Olgunlaşma Atölyeleri, 15.
ile 18. dereceler arasında çalışan atölyere Şapitr,
19. ile 30. dereceler arasında çalışan atölyelere ise
Areopaj adı verilir. Felsefi çalışmalar 30. derecede
sona erer. 31 ile 33. dereceler, idari derecelerdir ve
bunlara da Konsistuar ismi verilir.
31. derece üyeleri Haysiyet Kurulu'nu, 32. derece
üyeleri ise Yüksek Danışma Kurulu'nu oluştururlar. En
büyük idari yetke ise, 33. dereceli Masonların
oluşturduğu Yüksek Şura'dır. Yüksek Şura'nın başkanı
Hakim Büyük Amir sanıyla anılır ve felsefi derecelerin
en büyük yöneticisidir. Hakim Büyük Amir, sadece
Yüksek Şura ve felsefi derecelerin idaresinden
sorumludur, düzenli Masonluk'ta Mavi Localar adı
verilen ilk 3 derece üzerinde herhangi bir otoritesi
yoktur. Düzenli Masonlukta, bir ülkedeki en büyük ve
tek yetkili otorite, Büyük Loca'nın Büyük Üstadıdır.
İskoç Riti Dereceleri
Yüksek derece
amblemlerinden
4. Sır Üstadı
5. Mükemmel Üstat
6. Gizli Sekreter
7. Nazır ve Hakim
8. Bina Emini
9. Dokuzların Seçilmiş Üstadı
10. Onbeşlerin Seçilmiş Hakimi
11. Yüce Şövalye
12. Büyük Mimar Üstat
13. Royal Arch Şövalyesi
14. Yüce Üstat
15. Doğu Şövalyesi
16. Kudüs Prensi
17. Doğu ve Batı Şövalyesi
18. Rose-Croix Şövalyesi
19. Yüce İskoç
20. Sayın Büyük Üstat
21. Prusya Şövalyesi
22. Lübnan Prensi
23. Tabernakl Şefi
24. Tabernakl Prensi
25. Tunç Yılan Şövalyesi
26. Triniter İskoç
27. Kudüs Mabedi'nin Hakim Amiri
28. Güneş Şövalyesi
29. St. Andre'nin Büyük İskoçu
30. Büyük Seçilmiş Kadoş Şövalyesi
31. Büyük Müfettiş
32. Gizli Sırrın Yüce Prensi
33. Hakim Büyük Genel Müfettiş
Türkiye'de İskoç Riti
18. derecenin alametiOsmanlı'da, özellikle
İstanbul'da, 18.yüzyılın sonlarında İskoç Riti'nde
çalışan pek çok yabancı Locanın olduğu biliniyor.
Fakat ilk Türk İskoç Riti obediyansı resmi olarak
Osmanlı döneminde, 1861 yılında Prens Abdülhalim
Paşa'nın (veya Prens Sait Halim Paşa) önderliği ve
başkanlığında kurulmuş ve Makbul İskoç Riti Şura-ı
Ali-i Osmani adını almıştır. Uzun yıllar boyunca Türk
Masonluğunu yöneten ve düzenli Masonlukça kabul
edilmeyen bir biçimde ilk 3 derece üzerinde de
hakimiyet kuran Yüksek Şura, bu yıllar içinde bir
Büyük Loca hüviyetinde de varlık göstermiş, daha sonra
Türkiye Büyük Locası, veya Hür ve Kabul Edilmiş
Masonlar Büyük Locası'nın kurulması ve kurulduktan bir
süre sonra intizamını kazanması ile idari bağlarını
ayırmışlar, bu sürede Türk Masonluğu bir bölünme
dönemi de yaşamış, sonucunda düzenli Masonluk
içerisinde kalan düzenli Masonlar, Büyük Loca ve
Yüksek Şura ilişkilerini karşılıklı iyi niyet
anlayışı, ahenk ve güzellik ile yeşerterek, düzenli
Büyük Loca ile beraber düzenli Yüksek Şura'yı da
kurmuşlardır.
Günümüzde etkinliğini halen Türkiye Fikir ve Kültür
Derneği adı ile yürüten Türk İskoç Riti Masonları,
çalışmalarını İstanbul, Ankara ve İzmir'de 4000'ün
üzerinde üye ile devam ettirmektedirler. Türkiye'de
İskoç Riti'ne devam edebilmek için Hür ve Kabul
Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın devamlı ve düzenli
bir üyesi olmak ve Üstat derecesine sahip olmak
gerekmektedir
Daha Detayli Bilgi İcin Msn Ekleyiniz
Lütfen
medyumnehir@hotmail.com
medyumnehircan@windowslive.com