Astroloji, gezegen ve
yildizlarin insanlarin üzerindeki etkisini
yorumlayan bir bilim dalidir. Insanoglunun
yazili tarihinin basindan beri var olan
astroloji bilimlerin en eskisidir.
Astroloji kader degildir, hersey insanin
kendi elindedir. Astroloji dönemleri inceler,
firsat alanlarini, sansli zamanlari, dogum
haritanizda sizi kisitlayan, zorlayan alanlari,
gecikmeleri gösterir. Sonuçta nasil hareket
edeceginiz, neler yapacaginiz hepsi sizin
iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açilar
yaptigi sansli dönemlerde, hiçbir sey yapmadan
oturursaniz bu firsatlari kaçirabilirsiniz. Ayni
sekilde gezegenlerin zorlayici etkiler yaptigi
dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz
tüm zorluklari asabilir, farkinda bile
olmadiginiz içinizdeki gücü ortaya
çikarabilirsiniz
Din
yasanacak sey demektir. Gerçek ve iyi bir
Müslüman besikten mezara kadar din ile içiçe
yasar. Evet din bir vicdan isidir ama sadece
vicdanda kalmaz, sadece vicdanla bitmez. Din ile
dünya ayrilmaz, din hayat demektir. Din elbette
öncelikle bir vicdan ve inanç isidir
MEVLANA

(Herhangi kisinin hayvanlari çok ölüyorsa bu
tilsimi kapiya
yapistirsin).
BÜYÜ
insana yönelik olarak tabiat üstü gizli güçlerin
yardimi ve araciligiyla belli bir maksadi
gerçeklestirmek ve belli bir gayeye ulasmak için
uygulanan ve etkili oldugu kabul edilen eylem;
bir seyin veya olayin gerçek hüviyetinden uzak
olarak baska bir halinin gösterilmesi.
Sihir ve büyünün
kaynagi
Sihir ve büyü, kisaca, insanlari isteklerinin
disinda gayri tabii bazi yöntem ve tekniklerle
etki altina almak seklinde tanimlanabilir. Bu
tarz uygulamalar çok eski toplumlardan bu yana
görülmektedir.
Büyü ve sihrin tarihi Hz. Süleyman a.s.
dönemlerine kadar gidiyor. Bazi müfessirlere
göre, Süleyman a.s.' in toplumu yönetmekte
zorlandigi bir sirada cin seytanlari iyice
azitmi s, insanlari dinden çikarmak için çesitli
hilelere basvurmuslardir. Meydana gelen ve
gelecek kimi olaylarla ilgili elde ettikleri
bazi bilgileri yalan da katarak özellikle
kâhinlere ögretmisler, kâhinler de bu bilgilerle
sihir ve büyü kitaplari yazmislardi. Cin
seytanlarinin bazi olaylarda isabet etmis
olmalari abartilarak, cinlerin gaybi bildigine
dair bir kanaat olusturulmak istenmisti.
Süleyman a.s. tekrar gücüne kavusup otoritesini
saglayinca fitne ortadan kaldirildi ve
insanlarin elinde bulunan büyü kitaplari
toplatilarak onun tahtinin altinda bir mahzene
kondu. Fakat Süleyman a.s.' in vefatindan bir
süre sonra bu kitaplar bulunarak yine ortaya
çikarildi.
MiSK
Bu koku erkek ceylanin
göbeginde olusan sividan
elde edilen bir esanstir.
Güzel kokularin kaynagidir.
Üzerine darbimesel
söylenmistir. Misk gibi yada cennetin kaymagi
gibi benzetmeler yapilmistir.
Kur'an-i
Kerim'de miskten cennet kokusu olarak söz eden
MUTAFFiTiN
Suresi (26) ayetinde "onun sonu misk amberdir,
iste onda ancak yarisanlar
yarissinlar"
buyurulur. Bir hadis-i serifte
söyle buyurulur : "En
güzel koku misktir, misk ile tedavi bilhassa
kafir cinlere siddetli aci veriri. Bogar, bazende tamamen helak eder."
Sihir,
satasma, cin çarpmalarina karsi safran - misk -
gül suyu karisimi
ile yapilmis mürekkeple
SAFRAN
Safran
( zaferan ) :Süsengiller familyasindan;
yurdumuzda da yetistirilen, 10-15 cm boyunda,
çok yillik otsu bir bitkidir. Etli, yuvarlak,
kaidesi yassi, 4 cm kadar çapinda, üstü esmer
renkli ve zarimsi pullarla kapli, alt tarafinda
da kök parçalari bulunan bir sogani vardir.
Yapraklari uzun ve koyu yesildir. Çiçekleri mor
renklidir. Sonbahar mevsiminde yapraklardan önce
açar. Meyvesi kapsül seklindedir ve sonbahar
aylarinda meydana gelir. içeriginde;
sekerler, organik asitler, krosin ve uçucu yag vardir. Tepeciklerinden elde edilen toz; renk,
tat ve koku verici olarak kullanilir.
Peygamberimiz (S.A.V.)
bu bitkiyi cennet çiçegi diye övmüstür.
Kur'an-i Kerim ayetlerinin
ve veflerin yazilisinda safran - misk - gül suyu
hazirlanip mürekkep olarak kullanilir.
Özellikleri ve Faydalari
Büyü ve nazar
tedavisinde kullanilir.
insanlara satasan seytani cinleri yok etmekte
kullanilir.

Tibbin çare
bulamadigi müstesna dertler
vardirki bunlar Manevi
Önderlerin vermis oldugu
cesitli reçetelerle
tedavi edilmektedir.
Modern tipçilarin birazda
istihzali ironi ve mizah karsimi ile koca
kari ilaçlari , üfürükçülük vs. diyerek hafife
aldiklari tedavi yöntemi Dünya
kurulali beri
vardir, Zira Sihir ve büyü ilminde Yahudiler,
Hz.Musa'dan önce ve sonraki dönemlerde
yaptiklari isin zirvesindeydiler
Kur-an'i kerim
nuzul olduktan sonra Sihir , Büyü ve Nazara
karsi Ayetler ve dua'larla sifa bulmanin
yollarini aramislardir.
|